|
P.Ç ALİ :) |
|
|
Bir gün okulda güzel bir
öğretmen sorduğum soruya kim ilk cevap verirse bu gece benle kalacak
der ve sorusunu sorar.
Sınıfın en tembel cocugu p.ç ali el kaldırıp hemen soruyu bilir.
oğretmen sözverdigi gibi aliyi o gece kalması için evine götürür.
aksam olur uyurken birden yagmur yagmaya başlar p.ç ali yatagından
kalkarak öğretmenının yanına gider ve
-öğretmenim ben yamurdan çok korkarım yagmur yagınca annemın yanına
yatarım simdide sizle yatayım der
-öğretmen olurmu ole şey oğlum
-p.çali yoksa ben giderim
öğretmen bu saatte nereye gidersin kaybolursun der ve teklifini
kabul eder
bir muddet sonra gök gürler
-p.ç ali oo öğretmenim ben gök gürültüsünden çok korkarım. Gök
gürlediği zaman parmağımla annemin göbek deliği ile oynarım der
öğretmen: olurmu ole şey oglum
p.ç ali: bak yoksa giderim
öğretmeni mecbur tamam der
biraz sonra öğretmen irkilerek
-şşiiitttt aliiiii o benim göbek deliğim dill
p.ç alide gülerek
-hehehe oda benim parmağım değil
|
|
BİLMİYO |
|
|
Ögretmen çocuklara :
-"Hayatta en güzel şey nedir?"
diye teker teker soruyormuş.Çocuklar hava, güneş, sevgi gibi
cevaplar verirken sira bizim P.ç Ali'ye gelmiş.Ali de kalkmış ve:
-"A.cık"
demis. Ögretmen ise felaket sinirlenerek:
-"Baban yarın mutlaka okula gelsin"
demiş. Ertesi gün Ali'nin babası okula gelmis. Ögretmen olayı
anlatmış. Babası da :
-"Çocuk işte hanımefendi. Siz onun kusuruna bakmayın, dötü bilmiyo
ki"
|
|
15 MİLYON LİRAM VAR |
|
|
Öğretmen çocuğa sormuş.
-Oğlum elini pantolonunun sağ cebine attın ve 10 milyon lira
çıkarttın, sol cebinden de 5 milyon lira çıktı.Senin şimdi neyin
var?
-Öğretmen çocuğun 15 milyon liram var, cevabını beklerken çocuk
cevap vermiş.
-Herhalde üzerimde başka birinin pantalonu var öğretmenim!
|
|
KEVSER |
|
İmam Hatip
Lisesinde teftiş yapan bir müfettiş sınıfa girer..Ders Kuran-i
Kerim'dir. Bir öğrenciyi kaldırarak ismini sorar.
Öğrenci:"Fatih" diye cevap verir.
Müfettiş : "Peki öyleyse yavrum Fatiha suresini oku
bakalım.."..çocuk sureyi okur.
Sıra başka bir öğrenciye gelmiştir. müfettiş yine sorar.
"İsmin ne çocuğum?".
Çocuk cevap verir:
"Yasin ama arkadaşlar kısaca Kevser derler "
|
|
İNSAN PİSİKOLOJİSİNİ YÖNETME |
|
|
Yaşlı bir adam emekliye
ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır.
Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra
ders yılı başlar.
Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının
üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp, çağırarak tekmelerler. Bu
çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar
verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken,
kapısının önüne çıkar, onları durdurur ve:
- "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi
sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı
şekilde gürültuler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi
hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız
size her gün 1 dolar vereceğim" der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler.
Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara
şöyle der:
- "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan böyle size
sadece 50 sent verebilirim."
-Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan
bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları:
- "Bakın" der:
- "Henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 25 sent
verebilirim, tamam mı?"
- "Olanaksız bayım" der içlerinden biri,
- "Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız
yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."
|
|
TANISANA |
|
|
Biyoloji dersinden
yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar
fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün
gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra
mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu
mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından
böceği tanımak" Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği
dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey
yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış.
Hoca arkasından seslenmiş :
''Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" Kapı hafifçe aralanmış
ve bir bacak uzanmış :
"Tanısana hadi, tanısana kim olduğumu"
|
|
2*3 |
|
|
Küçük Murat okuldan eve
gelir ve üzgün bir şekilde, "Matematik dersinden 1 aldım" der.
Babası hemen sorar, "Nasıl becerdin peki bunu?" Murat anlatmaya
başlar, "Öğretmen 3x2 kaç eder? diye sordu, ben de 6 dedim".
Babası hemen oğlunu tasdikler ve "Fakat bu doğru" der.
Ali anlatmaya devam eder, "Sonra da "2x3 kaç eder?" diye sordu".
Babası alaycı bir tavırla bakarak, "Has s.kt.r, ne farkı var ki ?"
der.
Ali de kafasıyla onaylayarak,
"Ben de öğretmene aynı senin dediğini söyledim işte"...
|
|
KARNE |
|
|
Karne günüydü.Küçük oğlan
okuldan döndü.
Annesi "Karnen nerede?" diye sordu.
Çocuk güldü :
-Arkadaşıma ödünç verdim. Babasını korkutacak...
|
|
ELEKTİRİK |
|
|
Bir gün öğrenciler sınav
oluyorlarmış.
Öğretmen bir öğrencisini kaldırarak ona şu soruyu sormuş:
-Oğlum söyle bakalım elektirik nelerden geçmez?
Çocuk şöyle cevap vermiş:
-Lastikten, camdan ve tahtadan.
-Başka?
Çocuk biraz düşündükten sonra:
-Birde yoksul mahallererden geçmez öğretmenim diye cevap vermiş.
|
|
BÖYLE SORUYA BÖYLE CEVAP |
|
|
Renkli kişiliği ve düşük
not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe
öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini
hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın
üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu
konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk
kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?
|