| |
Namık Kemal Fıkraları
|
KABİLE |
|
|
Nam-ı Kemal günün birinde
Afrika'da yamyam bir kabilenin eline düşer. Kabile reisi Nam-ı
Kemal'e kurtulabilmesi için tek şartın bir dizi testten başarıyla
geçmesi olduğunu söyler. Bunun üzerine Nam-ı Kemal ölmektense testi
kabul eder. Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını açıklar.
Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır. Birinci kulübede bir kasa
viski, ikinci kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan, üçüncü
kulübede ise kabilenin en azgın hatunu. Nam-ı Kemeal önce bir kasa
viskiyi içecek sonra aslanın dişini çekecek en sonolarakta kadını
mutlu edecek. Derken test başlar ve Nam-ı Kemal birinci kulübeye
girer, aradan saatler geçer bizimkinden ses yok derken 6-7 saat
sonra yalpalayarak dışarı çıkar ancak ayakta zor durmaktadır. Zar
zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer. Girmesiyle birlikte
kulübede gürültüler kopmaya başlar, toz duman birbirine girmiştir,
aslanın acılı kükremeleri kulakları sağır eder. Aradan 2-3 saat
geçtikten sonra Nam-ı Kemal sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek
"dişi çekilecek orospu nerde" diye sorar.
|
|
GÜLMEYEN AT |
|
|
Diyarın birinde padişah
eğlence olsun diye bir yarışma açmış. Buna göre kim padişahın atını
güldürmeyi becerirse 1 çuval altın alacak... Her tarafa haberler
salınmış, duyurular yapılmış. Yarışma zamanı gelince herkes deniyor
ama kimse atı güldürmeyi beceremiyor tabi, bazısı yarım saat bazısı
2 saat uğraşıyor ama sonuc yok.
Bizim Nam-ı Kemal'de yarışmaya katılmış. Sıra buna gelince, atın
bulundugu odaya almışlar, 1 dakika sonra Nam-ı Kemal odadan çıkmış
ve atı güldürdüğünü altınlarını almak istediğini söylemiş. Padişah
ve görevliler şaşkınlık içinde tabi bir bakmışlar hakkaten at gülmek
ne demek kahkahalar atıyor yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta
altınları vermişler Nam-ı Kemal'e...
Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir türlü susturamamışlar.
Son çare olarak Nam-ı Kemal'i bulup, nasıl güldürdüyse susturmasını
istemişler. Nam-ı Kemal bir çuval daha altın verirlerse bunu
yapacağını söylemiş. Kabul edilmiş isteği tabi ki. Neyse bizimkini
atın olduğu odaya almışlar tekrar, yine girişi ile çıkışı bir anda
olmuş. Bir bakmışlar at bu sefer ağlıyor, hem de hüngür hüngür. Tam
altınlar verilirken, padişah :
- Sana bu altınları veririm ama bir şartla, bu atı nasıl
güldürdüğünü ve şimdide nasıl ağlattığını söyleyeceksin
Nam-ı Kemal başlamış anlatmaya :
- Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına yaklaşıp 'benimki
seninkinden büyüktür' dedim, gülmeye başladı..
- Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın
diye atılmış padişah merakla..
Nam-ı Kemal padişahın yanına yaklaşmış :
- Şimdi de çıkarıp gösterdim
|
|
MÖNÜ |
|
|
Adamın biri Nam-ı Kemal'in
garsonluk yaptığı lokantaya gider. N.Kemal adamın yanına gelir ve
sorar ne istersiniz. Adam bizim N.Kemal'e şaka yapmak için derki
"Bana cacik macik daracik ....mcik getirirmisiniz." Bunu duyan
N.Kemal'de lafmı yok. Adama şöyle der: Bugünkü mönümüzde bunlar yok.
Bugun mönümuzde dalak malak kol gibi ....arak var
|
|
İNTİKAM |
|
|
Bir gün Nam-ı Kemal iş
icabı bir şehre gider. O gece o şehirde konaklamasi gerekir ve
akşamüstü kendisine bir otel aramaya başlar. Bulduğu otelde
resepsiyon görevlisinden bir oda ister. Resepsiyon görevlisi Nam-ı
Kemal'e hiç boş odaları olmadığını sadece iki kişilik bir odada
konaklayan erkek bir Japon müşterilerinin olduğunu söyler. Ayrıca bu
şehirde bundan başka otel bulamazsiniz der. Bizim Nam-ı Kemal
resepsiyon görevlisine olsun Japon müşterinizi gösterin ben onunla
anlaşırım der. Japonla aynı odada kalıp oda parasını paylaşma
konusunda anlaşırlar. Odalarına yatmaya çıkarlar. Bizim Nam-ı Kemal
uyur. Japon ben su Türk'e bir oyun edeyim de bir daha ömrü boyu beni
unutmasin diye düsünür ve kalkıp uykusu ağır olan Nam-ı Kemal'in
sakalını, bıyığını kaşını, kirpiğini traş eder. Sabah erkenden Japon
odadan çıkar gider. Nam-ı Kemal uyanır aynada elini yüzünü yıkarken
halini görür ve delirir. Vay ibne Japon ben sana sorarım der. Fıkra
bu ya ikinci gece Japon odaya gelir. Uyuma vakti gelmiştir. Nam-ı
Kemal hiç bozuntuya vermeden yatar uyku taklidine geçer. Bizim Japon
kuşuykusunda bu Türk benden intikam alır diye bekler. Bir ara içi
geçer bunun farkına varan Nam-ı Kemal hemen kalkar Japonun şeyinin
ucuna bir ip bağlar, ipin diger ucuna ise kocaman bir taş ve çıkar
otelin balkonuna. Tam bu sırada Japon kuşuykusundan uyanır. Bir
şeyinin ucundaki ipe bakar birde Nam-ı Kemal'in elindeki kayaya.
Şeyim kopacağına atlarım asağı daha iyi diye düşünürken Nam-ı Kemal
kayayı balkondan asağı bırakır. Japon yataktan fırlar ve kayanın
peşinden atlar. Nam-ı Kemal ardından bağırır: - Atla eşşoğlueşek
atla! Tassakları da karyolaya bagladımmmm...
|
|
KARPUZ TAŞIMACA |
|
|
Nam-ı Kemal, Japon, Alman
ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacağı üzerine iddiaya girerler.
Jopon der ki: - "Ben iki tane taşırım.. Koltuklarımın altına birer
tane alarak." İngiliz der: - "Ben de 4 tane taşırım.. İki tane
koltuk altlarıma, iki de omuzlarımın üstüne alırım." Alman da der
ki: - "Ben de beş tane taşırım.." Herkes şaşırır "nasıl taşırsın?" -
"İki tane koltuk altına alırım, iki tane omuzlarımın üstüne, bir
tane de önüme takarım" demiş. Sıra Nam-ı Kemal'e gelmiş, o da "9
tane taşırım" demiş.. "Nasıl?" demişler.. - "İki tane koltuk altına,
iki tane omuzlarıma alırım.. Almanı da önüme takarım."
|
|
NAMIK KEMAL VE PADİŞAH |
|
|
Padişahın birgün canı
sıkılır vezirine küfretmek istediğini söyler.
Vezirde Nam-ı Kemal adında birini tanıdığını ve çok küfürbaz
olduğunu anlatır. Padişah Nam-ı Kemal'i çok merak etmişti.
Vezirine emir vererek Nam-ı Kemal'i çağırır.
Nam-ı Kemal geldikten sonra Padişah :
- Çıkma yemiş ağacına koparma dalını malını
Nam-ı Kemal hemen :
- Düşersen aşağı görürsün ananın *mını.
Padişah bu küfür karşısında çok sinirlenir ve Nam-ı Kemal'i zindana
atar. Aradan birsüre geçtikten sonra Padişahın canı tekrar sıkılır.
Vezirine Nam-ı Kemal'i çağırmasını ve Divanı topladıktan sonra Nam-ı
Kemal'in küfür edemeyeceğini söyler.
Nam-ı Kemal gelir. Padişah :
- Gittim karadenize tuttum bir alabalık.
Namık Kemal :
- *ikerdim ananı ama etraf kalabalık.
|
|
İNATÇI EŞŞEK |
|
|
Alman, İngiliz ve bizim
Nam-ı Kemal yine bir yarışmada karşılışırlar. Yarışma eşeği anırtma
yarışmasıdır. Önce ingiliz girer, eşeğe vurur, iter kakar ama eşek
gık demez, oda vazgeçer. Alman girer, kuyruğundan çeker, kulağından
ısırır ama eşek gene ses çıkarmaz. Sıra Nam-ı Kemal'dedir. Eşeğin
yanına girer arkasına geçer ve eşekle birlikte olur. Eşek bi anda
çılgınlar gibi anırmaya başlar. ilk yarışmayı Nam-ı Kemal kazanır.
İkinci yarışmaya geçilir. Bu sefer amaç eşeğin kafasını önce yukarı
aşağı daha sonrada sağa sola hareket ettirmektir. İngiliz girer
gene, hayvanın kafasını aşağı çeker sola iter ama kıpırdatamaz.
Alman kendinden emin gelir, eşeğin kafasının üzerinde zıplar, sağa
iter ama eşek yine kıpırdamaz. Sıra Nam-ı Kemal'e gelir, Bu sefer
N.Kemal eşeğin karşısına geçer ve sorar "beni tanıdınmı" eşek evet
anlamında kafasını bi aşağı bi yukarı sallar. N.Kemal ikinci
sorusunu sorar. "Bidaha yapıyımmı" eşek korku dolu gözlerle kafasını
iki yana sallar.
|
|
PAPAĞAN |
|
|
Bir gün Nam-ı Kemal bir
papağan alır ve eve getirir. N.Kemal uçkuruna düşkün ve hergün eve
farklı hatunlar getiren bir hayat sürmektedir. Tabi bir hatunla
ilişkiye gireceği vakit papağan bunları izlemeye başlar, bundan da
N.Kemal rahatsız olur ve papağanı aldığı yere gider ve durumu
anlatır satan kişi papağanın kulağına eğilip ona senin g*tünü
s*kerim dersen gözlerini kapatır der. Bunun üzerine N.Kemal eve
sarışın bomba gibi bir hatun götürür yine ilişkiye girecekleri zaman
papağan bunları izlemeye başlar. N.Kemel kalkar ve papağana senin
g*tünü s*kerim der. Tabi papağan hemen gözlerini kapatır. Bunun
üzerine kadına derki: sen bacaklarını ayır ben burdan masaya oradan
sehpaya oradan kanepe ve oradanda senin üstüne atlıyacağım. O sıra
papağan yine gözlerini açar. N.Kemal papağanın gözlerini kapaması
için tekrar küfür eder. Papağan o zaman derki anamıda s*ksen bu
pozisyonu kaçırmam.
|
|
BİLET |
|
|
Ülkenin birinde azgın mı
azgın bir kadın varmis. Kimse bu kadını cinsel doyuma ulaştıramamış!
En sonunda akıllara Nam-ı Kemal gelmiş olsa olsa bu işi o becerir
demişler ve cağırmışlar!
Nam-ı Kemal´in de " Ben bu işi ancak karanlık bir oda da yaparım"
diye özel bir isteği olmuş!
Neticede Nam-ı Kemal ve Kadın karanlık bir oda da başlamışlar
sevişmeye...
1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş. İkisinde de tik yok...
24 saat sonra artık kadın pes etmeye baslamıs ve seslenmiş
-"Yeter artık Nam-ı Kemal yeter, ben öldüm!"
-" Ne Nam-ı Kemal´i abla ben Recep!"
-"Recep mi??? Peki ya Nam-ı Kemal? O nerde?
-"O dısarda bilet kesiyo abla"
|
|
DOKTOR N. KEMAL |
|
|
Bizim Nam-ı Kemal doktor
olmus bir zaman, ve kasaba kasaba dolasip derdi olana care bulurmus.
Ama bizim N.K. cok capkinmis ve gozune kestirdigi hatunu hic
affetmez, şu veya bu şekilde muhakkak elinden geçirirmiş.
Bir gün N.K. bir kasabaya gider. Orada çok güzel bir hanım görür ve
bu hanımı becermeyi kafasına koyar. Bir iki karşılaşmadan sonra
anlar ki karının da bunda gözü var. Ama küçük bir sorun var o da
karının hayvan gibi bir kocası var. (kasabanin agalarindan). N.K.
kadına der ki sen al kocanı denize git, ondan sonra kocana de ki
a..`a yangeç kaçtı beni doktora götür, o da seni bana getirsin da
ben seni hallederim. Kadın da tamam der. Kadın kocasıyla denize
gider ve denizde yüzerken ansızın kocasının yanına koşarak gelir ve
şöyle der:
"Kocacığım a..`ma yengeç kaçtı çok acıyor beni doktora götür"
Adam da hemen karıyı alır ve N.K.`in kliniğine gelirler.
N.K. sorar: Hayırdır n`oldu?
Adam da der ki: "Bizim hanımın kutusuna yengeç kaçtı bir bakıverin
Dr. Bey".
N.K. söyle der: "E vallahi dostum bunun bir tek yolu vardır o da;
sen karının kutusuna seninkini sokacan, yengeç ısırınca çekecen
yengeçi çıksın dışarı."
Adam der ki" Yooooo Dr. Bey , doktor sizsiniz siz yapacaksınız"
N.K. : "Ama nasıl ben sizin karınızın şeyine kendi şeyimi sokmam
olmaz"
Neysa biraz münakaşadan sonra N.K. bayılarak bu görevi kabul eder ve
başlar kadının üstünde gidip-gelmeye.
Bu arada koca sorar "n`oldu n`oldu?" N.K. der ki " daha daha".
Biraz sonra bizim N.K. şöyle derin bir " Oooooohhhhhhhh " çeker.
Koca hemen sorar n`oldu ısırdı mı? der.
N.K. da bunun uzerine " Hayır , yengec boğuldu!!!" der. |
|