| |
Mühendis Fıkraları
|
NEDEN ? |
|
|
Bir rahip, bir doktor ve
bir mühendis golf sahasının boşalmasını beklemektedirler. Mühendis:"
Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakikadır bitirmelerini bekliyoruz."
Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim." Rahip:
"İşte görevli geliyor, onunla konuşalım." Rahip: " Merhaba, Şu anda
sahada olan grup ne zaman çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?"
Görevli: "Evet onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çıkan
yangında gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada
ücretsiz oynamalarına izin verildi. Rahip: "ne kadar üzücü, bu akşam
onlar için dua edeceğim." Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de
hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler
yapabilir miyiz diye bakacağım." Mühendis: "Bu adamlar neden
geceleri oynamıyorlar?"
|
|
MÜHENDİS GETİRDİK |
|
|
Kayseri'nin bir köyünde
imece yöntemiyle yol yapılıyor. Bunun için de eşekten
yararlanılıyor.Eşek hangi yolu izlerse, orası genişletip araba
yoluna dönüştürülüyor. Köye gelen Amerikalı Barış Gönüllüsü, ne olup
bittiğini kavrayamadığı için sorar :
-Ne yapıyorsunuz böyle?
-Yol yapıyoruz.
-Bu eşşek ne için?
-O, yolun mühendisi. Yola uygun geçişi o gösterir.
Barış Gönüllüsü katıla katıla güler :
-Ya eşek bulamasaydınız?
-İşte o zaman Amerika'dan mühendis getirirdik!
|
|
NASA |
|
|
Nasa Mars'a adam
gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri
dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar
isteyeceğini sormuşlar:
- 1 Milyon Dolar demiş ve eklemiş - kızılhaça bağışlayacağım.
İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor:
- 2 Milyon Dolar demiş. - Bir milyonunu aileme bir milyonunu da
tıbbi araştırmalara bağışlayacağım.
Üçüncü aday olan Temel aynı soruya
- 3 Milyon Dolar diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az
isterken kendisinin neden 3 milyon dolar istediğini sormuşlar. Temel
yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle:
- 1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de
Mars'a göndeririz.
|
|
HESAPLAMA HATASI |
|
|
Dünyanın en komik kazası:
Bir duvarcı ustasının şantiyede başına gelen kaza ile ilgili şefine
yazdigi mektup:
Sayın şantiye şefim; İş kazası tutanağına planlama hatası diye
yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz.
Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda
anlattığım gibi olmuştur
.Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki
işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250kg kadar
olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu,
.Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve
ardından altıncı kata çıktım.
.İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım.
.Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım.
.İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım.
.Bütün tuğlaları varile doldurdum.
.Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm.
.İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl
bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogramlık varil süratle
aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve saşkınlıktan ipi
bırakmayı akıl edemedim.
.Ben yukarı çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu
varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın kırıldığını hissetim.
.Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı;
Parmaklarım da bu sırada kırıldı.
.Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa
saçıldı. Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise
yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık!
Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.
.Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de
başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini
gördüm! Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım,
gözümü hastanede açtım.
|
|
TEMEL VE TÜP GEÇİT |
|
|
Mısır hükümeti
Kızıldeniz'in altına tüp geçit yaptırmak için ihale açar.
İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan birer firma ve
Türkiye'den de Temelin firması olmak üzere dört firma katılır.
Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler.
İngiliz Firması:
- Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve
denizin altında tam ortada buluşuruz.
Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur, 30 metre enindeki
tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz. derler.
Amerikan Firması:
- Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.
Maksimum 50cm fark olur. derler.
Japon Firması:
- Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.
Maksimum 20cm fark olur. derler.
Sıra bizim Temel'e gelir.
Temel:
- lla biz de iki taraftan kazmaya başlarız.
Ortada buluştuuuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur. der!!!
|
|
AMERİKAN TEKNOLOJİSİ |
|
|
Amerikalılar yeni bir uçak
geliştirirler ve bu uçağı denemek için
Arabistan'a götürürler.Bir Arap pilotunu uçağa bindirirler ve uçak
havalanır. Arap pilot uçağı kullanırken dört motordan biri patlar.
Göstergelerde "Don't panic. This is American technology" yazısı
görülür, pilot rahatlar.
Daha sonra bir motor daha patlar ve göstergelerde yine aynı yazı
görülür. Pilot da uçmaya devam eder. Ne var ki az sonra iki motor
birden patlar. Hiç motor kalmayınca Arap pilot panikler. Tam bu
esnada göstergelerde yine aynı yazı görülür ve uçak kendi kendini
yumuşak bir şekilde indirir. Araplar pilottan bu olayı öğrenince
şaşırırlar ve kendileri de böyle bir uçak yapmaya karar verirler. Ve
nitekim bir uçak yapıp Amerika'dan bir pilot davet ederler. Pilot
biner uçağa, başlar uçmaya. Bir iki dakika sonra bir motor patlar.
Göstergelerde "Don't panic. This is Arabic technology" yazısı
görülür. Az sonra ikinci motor da patlar ve aynı yazı gözükünce
Amerikali pilot: "Ulan bizim uçağın aynısını taklit etmişler." der.
Derken iki motor birden patlayınca uçağın kendi kendini yere
indireceğini düşünen pilot göstergelerde şu yazıyı görür: "Don't
panic. This is Arabic technology. Please repeat after me. Eşhedü en
la ilahe illallah...."
|
|
YÖNETİCİ VE MÜHENDİS |
|
|
Büyük bir şirketin üst
düzey yöneticilerinden biri bir gün Newyork üzerinde balonla
dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve
kaybolur.
İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara
içen bir adam görür ve alçalır.
- Pardon. Ben neredeyim acaba? diye sorar.
- Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin. der adam.
Yönetici sinirlenir:
- Sen mühendissin değil mi? diye sorar.
- Evet. der adam. Nereden bildin?
- Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap 100%
doğru fakat hiç bir işime yaramyor.
- Sen de yöneticisin değilmi?
- Evet sen nereden bildin?
- Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmusun.
Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.
|
|
KONUŞAN KURBAĞA |
|
|
Adamın biri bir gün yolda
giderken bir kurbağa görür ve kurbağa dile gelir
- Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir
prenses haline gelirim"
Adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar. Kurbağa tekrar dile gelir
- Eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım, ve seninle 1
hafta kalmaya razıyım.
Adam kurbağayı cebinden çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek
yeniden cebine koyar.
Kurbağa yalvarmaya başlar
- Eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir
hafta kalırım ve istediğin her şeyi yaparım
Adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek
cebine koyar
Sonunda kurbağa dayanamaz
- Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni
öpersen 1 hafta seninle kalıp istediğin her şeyi yapacağımı
söyledim. Neden beni öpmüyorsun?
Sonunda adam konuşur
- Bak, ben bir mühendisim. Kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat
konuşan bir kurbağa çok ilginç geliyor.
|
|
ZİRAAT MÜHENDİSİ |
|
|
Bir bankanın zirai krediler
bölümünde çalışan bir ziraat mühendisi, zirai kredi başvurularını
yerinde incelemek için bir köye iş ziyaretinde bulunur. Akşam hava
kararmak üzereyken köyden ayrılır. Yarı yolda arabası arızalanır ve
inip baktığında tamirinin mümkün olmadığını görür. Bu gece burada
bir başıma ne yapacağım diye kaygılanırken ileride bir ev olduğunu
ve ışığının yandığını görür. Eve giderek kapıyı çalar. Kapıyı genç
ve oldukça güzel bir bayan açar. Ve bayan şöyle der:
- Buyrun beyefendi. Ben kocası askerde olan ve burada yanlız yaşayan
bir bayanım. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Adam da:
- Ben bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir Ziraat
Mühendisiyim. Arabam bozuldu ve yolda kaldım. Geceyi burada geçirmem
mümkün mü acaba?
-Tabiki der kadın ve birlikte içeri girerler. Kadın adamın yanına
gelerek:
-Bakın beyefendi ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına
yaşayan bir bayanım. Her hangi bir arzunuz var mı?
diye sorar. Adam da acıkmış olduğunu ve mümkünse kadından yiyecek
birşeyler hazırlamasını ister.
Kadın adamın isteğini yerine getirir ve çok güzel bir sofra
hazırlar. Yemekten sonra kadın adamın karşısına geçerek:
- Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan
bir bayanım. Başka bir arzunuz var mıydı acaba?
diye sorar. Adam yemek için teşekkür eder ve eğer mümkünse yemeğin
üzerine çay içmek istediğini söyler. Kadın çayı demler ve birlikte
çaylarını içerler.
Çay faslından sonra kadın yatak odasına gidip en şuh ve seksi
geceliğini giyerek adamın karşısına çıkar ve
- Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan
bir bayanım. Başka bir arzunuz varsa çekinmeden söyleyin onu da
yerine getireyim. der. Adam da artık uyku saatinin geldiğini ve
kadının ona bir yatak hazırlaması halinde uyumak istediğini söyler.
Kadın yatağı hazırlar ve Ziraat Mühendisi uyur.
Sabah olup uyandığında adam kadını evin içinde göremez ve eviv
bahçesine çıkar. Kadın orada hayvanlara yem vermektedir. Fakat bir
olay adamın tuhafına gider. Çünkü bahçede bir tavuk ve 5 horoz
vardır. Adam kadına sorar:
- Hanımefendi,1 tavuğa 5 horoz fazla değil mi? Ben bu durumdan bir
şey anlayamadım da... Kadın bu soruya cevap verir:
-ANLAMAYACAK BİRŞEY YOK BEYEFENDİ. O HOROZLARIN 4 TANESİ ZİRAAT
MÜHENDİSİ...
|
|
TERCİH |
|
|
Iki mühendislik ögrencisi
kampus içerisinde yürürken biri digerine sorar,
- Bu muhtesem bisikleti de nereden buldun ? Digeri cevap verir,
- Dün tek basima dolasirken bir yandan da okulu bitirince ne is
yapacagimi düsünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kiz
geldi ve yanimda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine birakti ve
üzerindeki bütün giysileri çikartti. Sonra da bana
- Hangisini istiyorsan al dedi.
Diger ögrenci arkadasini dogrularcasina basini sallayarak,
- Iyi seçim yapmissin, elbiseler belki sana uymayabilirdi".
|
|