|
KAYSERİLİ |
|
Kayseri'linin biri, Amerikada bir hemsehrisiyle karsilasir. Biraz
sohbetten sonra hemsehrisi sorar:
-Ne is yapiyorsun burda?
-Geldigimden beri ayni fabrikada calisyorum?
Arkadasi hiddetle :
-Ne bicim Kayseri'lisin sen? Onca zmndir calis da, calistigin
fabrikanin sahibi olma!..
-Olamam ya!
-Neden?
-Fabrikanin sahibide Kayseri'li de ondan!
|
|
YALAN |
|
Padişahın biri:
- "Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın
vereceğim!"
demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
1.Yalancı:
- "Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü."
Padişah:
- "Bunun neresi yalan?.."
- "Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı
götürür tabii!.."
2.Yalancı:
- "Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!.."
Padişah:
- "Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş.
Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin
kafasındaysa, kral odur tabii!.."
3.Yalancı:
- "Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra
geri döndü!"
Padişah:
- "Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda
yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir."
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse
padişaha bu yalandır dedirtememiş.Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- "Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın
almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver.
Yalan değil dersen borcunu öde!.."
|
|
ÇİFTÇİ |
|
İki tane çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili, sohbet ederken,
tabi haliyle zenginlikleriyle övunecekler... Adanalı başlamış :
-Bizim orda sabah günes doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz
hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz, demiş... Kayserili de demiş
ki :
-Yav bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçenlerde satıp yeni
modelini aldık....
|
|
YERDE PARA BULDUM |
|
Bir gün Kayseri'lilerle lazlar savaş yapıyorlarmış.Kayseri`lilerin
aklına bir fikir gelmiş.Demişlerki;
-Bu laz'ların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur
.Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar:
-Temel! Temel!!!
Laz'lardaki Temel`ler kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.
Daha sonra Kayseri`liler :
-Dursun! Dursun!!!!
Diye bağırmışlar. Dursun`larda kafalarını kaldırmışlar ve
vurulmuşlar. Laz'lardan çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir
fikir gelmiş.Ve:
-Yerde para buldum bu kimin?
diye bağırmışlar. Bütün Kayseri`liler kafalarını kaldırmışlar ve
vurulmuşlar.
|
|
KAYSERİLİ VE TERZİ |
|
Kayseri`li Ali`ye babası hayat dersi veriyormuş oğlum senden ne
kadar isterlerse istesinler yarısından fazla verme.
Ali birgün terziye takım elbise diktirmiş.
Kayseri`li sormuş borcum nedir?
Terzi cevap vermiş 6 milyon
Kayseri`li mümkün değil 3 milyon demiş.
Terzi kurtarmaz 4 milyon demiş.
Kayseri`li mümkün değil 2 milyondan fazla vermem demiş.
Terzi lanet olsun tamam demiş.
Bu sefer Kayseri`li 1 milyondan fazla vermem demiş.
Terzi sinirlenmiş para falan istemiyorum al elbiseni defol demiş.
Kayseri`li bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem
demiş.
|
|
KAYSERİLİNİN DUASI |
|
Kayserili ve temel bir gün camide dua ederler temel: allahım bana
hanlar hamamlar cok para nasip et diye dua etmektedir yan tarafta
dua eden kayserili: allahım temele cok para ver diyerek ellerini
açarak göz yasları icinde dua etmektedir bu sırada yanlarında duran
biri kayseriliye sorar :neden kendin için istemiyorsun arkadasını bu
kadar çok mu seviyosun kayserili cevap verir: temelin duası kabul
olur allah temele versin ki ben o parayı altından girer üstünden
çıkar bir sekilde alırım.
|
|
2x2 |
|
kayserili birisine sormuşlar iki kere iki kaç eder diye;
o da:
-alacaklımıyım vereceklimi?
demiş.
|
|
YAHUDİ VE KAYSERİLİ |
|
Yahudi'nin biri pazara topal esegini satmak için götürür fakat
aliciyi kandirsin diye esegin tirnaginda bir çivi çakar. Esege bir
Kayserili müsteri çikar. Kayserili ayaktaki çiviyi görür, "içinden
çiviyi çikaririm eşek düzelir," diye düsünür. Parayi verir eşeği
alır. Yahudi ertesi gün sagda solda övünür: "Siz Kayserililer açik
gözüz diye övünürsünüz, esek anadan dogma sakatti o çiviyi ben
çaktim aliciyi aldattim!" Duyanlar esegi alan Kayserili'ye kosup
anlatirlar. Kayserili eline dizine vurur: "Tuh yahu, verdigim para
sahte olmasaydi bayagi kaziklanmistim!"
|
|
KARADENİZLİLER İLE KAYSERİLİLER SAVAŞIYOR |
|
Karadenizli'lerle Kayserili'ler karşılıklı siperlere yatmış kıran
kırana savaşıyolarmış ama birbirlerine üstünlük sağlayamıyolarmış
derken Kayserili'ler aralarında toplanıp: Bu böyle olmaz bişeler
düşünüp yenmeliyiz şunları demişler içlerinden biri bunların çoğunun
adı Temel'dir Dursun'dur demiş herkes siperine dönmüş nişan almış bu
Kayserili ''Ula Temel sen misun?'' diye seslenmiş karşı taraftaki
Temeller ''Ula benim benim'' diye ayağa kalkınca Kayserili'ler
hepsini vurmuş ardından ''Ula Dursun sen misun?'' diye seslenip
ayağa kalkan Dursun'ları da vurmuşlar!
Bu kez sayıları azalan Karadenizli'ler toplanıp plan yapmışlar
siperlerine dönüp nişan almışlar içlerinden biri iki siper arasına
20 lira atmış ''Ula bu para kimindur?'' diye seslenmiş karşıya
Kayserili'ler hepbirden ''Benimdir benimdir'' diye ayağa kalkınca
Karadenizli'ler Kayserili'lerin hepsini vurmuş!
|
|
CİN |
|
Birgün kör,çirkin(henüz evlenememiş),fakir bir Kayseri`li kadının
karşısına bir cin çıkar.Cin, kadına kendisinden sadece bir istekte
bulunmasını ister.Kadın biraz düşünür, cin ona yardımda bulunmak
ister ve kadına şunları söyler :
-İstersen zengin olmayı,istersen uzun yaşamayı, istersen evlenmiş
olmayı, istersen de gözlerinin görmesini dileyebilirsin der.
kadın ona şu yanıtı verir:
-Torunumun bana altın tas içinde su getirdiğini görmek istiyorum.
|
|
KAYSERİLİ |
|
BİR GÜN KAYSERİLİYE SORMUŞLAR İKİKERE İKİ KAÇ DİYE ODA DEMİŞKİ
ALIRKEN Mİ?SATARKEN Mİ?
|
|
SÜS EŞYASI |
|
Bir yabancı elçiyi padişah kabul edecekti.
Bu elçi, ülkesinin çok varlıklı olduğunu göstermek İçin; ne kadar
altın, inci, elmas gibi süs eşyası varsa, bunları üstüne başına
takıp takıştırıp huzura çıkmak istedi.
Saray görevlileri bu adamın yaptığı garipliğin önüne geçmek
istiyorlardı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Hemen akıllarına
İncili çavuş geldi :
-Aman çavuş, şu adamı sen yola getirirsin Ne yapacaksan yap şu
haline engel ol. İncili,
"Çaresini buluruz" dedi. Bir süre düşündü. Sonra altın - inci
karışımı sedef kakmalı bir çift takunyayı onun gireceği tuvalete
koydu.
Adam tuvalete girip bunları görünce şaşırdı. Çıkınca İncili Çavuş 'a
sormadan edemedi:
-Altın, inci, sedef kakmalı nalın tuvalete konulur mu? Yazık değil
mi?'' İncili, taşı gediğine koyacağı zamanı bulmuştu. Hemen cevabını
yapıştırdı :
-Bizim padişahımız böyle süs eşyasına değer vermez.
Elçi, verilen cevabı duyunca, üzerine bakındı, sonra sessizce
bunları çıkarıp, huzura girdi...
|
|
ÖLÜM DÖŞEĞİ |
|
admın biri ölüm döşeğindedir adam sorar
karım nazife burdamıdır
kadın-burdadır.der
adam-büyük oğlum temel burdamıdır
temel-burdayım babacuğum
adam-güzel kızım fadime burdamıdr
kız-burdadır babacığım
adam-küçük oğlum burdamıdır
çovuk -burdayım babacuğumder
adam _ ulan allahbelanızı versin hepiniz burdasınız peki dükkana kim
bakacak
|
|
KAYSERİLİ |
|
Kayserili baba oğul evin bahçesinde otururken çocuk birden babasına
döner ve baba bana 5 milyon verirmisin kız arkadaşımla buluşcam
demiş.
baba: neee 4 milyon mu napcan 3 milyonu oğlum 2 milyon neyine
yetmiyo al şu 1 milyonun 500 bin lirasını geri getir..
çocuk babasına dönerek ehehehe nasıl kandırdım ama seni bana zaten
500 bin lazımdı vermiyeceğini biliyodum.
babası way o.çoçuğu demek verdiğim 500 sahte olmasa beni mikecen
deilmi
|
|
KAYSERİLİ YAHUDİ TİCARETİ |
|
Gezgin bir yahudi'nin yolu kayseriye düşer yahudi her gittigi
şehirde bir şekilde ticaret yapar ve para kazanır yoluna devam
edermiş,burdada bir iş yapmak istemiş,yürürken düşünüyormuş ne
yapabilirim derken bir bakmış dilenci kaldırımda oturmuş dileniyor
önündeki tas'ı görmüş tas antika kafayı takmış ona ileriden dönmüş
adamla laflamaya başlamış derken yahudi ben hayvanları çok severim
bana bu tastan süt içen kediyi satarmısın demiş adamda neden olmasın
satarım demiş yahudi sormuş kaç lira istiyorsun demiş, dilenci 500
lira istiyorum demiş yahudi yuh demiş bu kedi okadar etmezki demiş
işine gelirse demiş dilenci,yahudi düşünmüş hesap yapmış ben butası
500 liraya alırım 750 liraya satarım der ve tekrar dilencinin yanına
giderek ver bakalım kediyi der 500 lirayı sayar verir ve kediyi alır
gider 1 gün sonra tekrar gelir bakar dilenci orada oturuyor,kediyle
yanına giderek arkadaşım bu kedi dünden bu yana hiç bir şey yemedi
herhalde alıştı bu kaptan süt içmeye,dilenci derki ne yapabilirim,yahudi
şu önündeki tas'ı versene bana demiş dilenci neden demiş,yahudi kedi
bir şey yemiyor alışmış verde yemegini onda yesin ,dilenci 500 lira
ver vereyim demiş,yahudi ya bu tas o kadar etmezki demiş düşünmüş
tas 750 lira ikisinin toplamı 1000 lira demiş sonra al ozman kedini
ver paramı demiş,dilenci veremem demiş ,yahudi neden diye
sormuş,dilenci ben tas'ın sayesinde günde 10 tane kedi satıyorum
demiş,yahudi bir daha kayserinin yakınından bile geçmemiş.
|
|
NALLARI DİKMİŞ |
|
Padişah bir gün atıyla kır gezintisi yaparken seyislerine demiş ki:
-Bu atı çok sevdiğimi bilirsiniz. Bu atın ölüm haberini bana getiren
seyisin kellesini vururum, atıma çok iyi bakacaksınız. Aradan birkaç
yıl geçmiş, seyisler bakmışlar ki padişahın atı ahırda ölmüş.
Seyislerden biri padişahın sözünü hatırlamış, telaşlanmışlar, ne
yapacaklarını bilememişler. Birinin aklına İncili Çavuş gelmiş, bu
işi ona danışalım demişler. İncili'ye varmışlar, durumu anlatmışlar.
İncili demiş ki
-Ben bu işi çözerim, siz işinize gücünüze bakın. İncili, padişahın
huzuruna varmış.
-Padişahım, senin bir küheylan vardı ya...
-Evet...
-Ahırda gördüm. Yanına yaklaştım. Su verdim içmedi, yem verdim
yemedi, nalları da havaya dikmiş öylece duruyor.
-Yahu sen şuna öldü desene!
-Padişahım ben demedim, sen söyledin öldüğünü. Bir ceza vereceksen
kendine ver
|
|
EKMEĞİN PARASINI VER YETER |
|
Köyden Kayseri'ye gelen köylü sabah kahvaltısı için bir lokantaya
girmiş. Sabahın erken saatleri olduğu için oldukça kalabalık olan
lokantada yer bulamayan köylü kasiyerin yanındaki küçük masaya
oturmuş.
Garson gelince mercimek çorbası söylemiş, fakat bizim köylünün karnı
çok acıkmıştır ve çorba gelene kadar ekmek sepetindeki bütün
ekmekleri yemiş.. Çorba gelince onu da içmiş. Giderken kasada oturan
Hacı Ağa'ya borcunu sorduğunda Hacı Ağa: "Ekmeğin parasını ver de
çorba bizden olsun" demiş.
|
|
KAYSERİLİ VE OĞLU |
|
Kayseri'linin oglu
Kayseriliden para ister:
" Baba 5 milyon verirmisin "
Kayserili: " 4 milyon mu dedin?
Napcan lan 3 milyonu,
2 milyon neyine yetmiyo! Al sana 1 milyon yeter!"
Oglu parayi almiş
" Hehe... Baba zaten 500 bin lira lazimdi... "
" Bak sen kerataya...
Demek sahte para vermesem kaziklayacaktin beni..."
|
|
PARA İSTEME |
|
birgün oğlu kayseri den para istemiş.Şöyle demiş:baba bana 50 kuruş
verir misin?babası:40 krş mu dedin, napcan lan 30 krşu ,20 krş
neyine yetmiyor,alsana 10 krş demiş kayserili cebinden çıkartıp 5
krş vermiş.Oğlu paraya bakmış baba bu sahte demiş.kayserili :vay
kerataya bak demiş.sahte para vermeseydim beni kazıklayacaktın ha!
demiş
|
|
KAYSERİLİ KARADENİZLİ ALIŞVERİŞİ |
|
Kayseri`li birgün hayvan pazarına bir öküz almaya gitmiş
Karadeniz`linin birisiyle pazarlığa tutuşmuş anan aşağı baban yukarı
pazarlığı bitirmişler. Kayseri`li parayı vermiş öküzü alıp gitmiş
aradan bir iki saat geçmemiş bunlar tekrar karşılaşmışlar Karadeniz`li,
Kayseri`liye
-Hani siz Kayseri`liler çok uyanıktınızya ben seni kazıkladım sana
sattığım öküzün ayağı topaldı demiş.
Tabi bizim Kayseri`li de hemen yapıştırmış,
-O da bişeymi benimde sana verdiğim paralar sahteydi.
|