| |
İngiliz Alman Türk
Fıkraları
|
DENİZİN DERİNLİĞİ |
|
Bir İngiliz, bir Alman bir de Temel sahilde
Güneşleniyorlarmış. Alman birden
ayağa kalkıp, deniz kenarına gitmiş, şortunu indirip aletini denize
sokmuş.
Biraz bekledikten sonra:
- Mm, suyun sıcaklığı 32 derece geliyor, demiş.
Diğer ikisi şaşırmışlar. Beş dakika sonra İngiliz ayağa kalkmış,
deniz
kenarına gitmiş, o da şortunu indirip aletini denize sokmuş. Biraz
bekleyip:
- Daha ayrıntılı konuşmak gerekirse suyun sıcaklığı tam olarak 32,3
derece geliyor, demiş ve gelip yerine oturmuş.
Temel altta kalır mı? Hemen o da ayağa kalkmış, deniz kenarına
gitmiş, şortunu indirip aletini denize sokmuş.
Aradan beş dakika geçtik ten sonra geri gelip yerine oturmuş. Diğer
ikisi sormuşlar:
- Ee ,sen ne ölçtün?
- Valla suyun sıcaklığını bilmem de, derinliği 70 cm!
|
|
UÇAK YOLCULUĞU |
|
|
Bir gün bi uçakta çeşitli
ülkelerden işadamları Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı,
Hollandalı ve Türk, laylaylom gidiyorlarmış.Rus her konuşmasında Rus
KGB sinin çok iyi çalıştığını herşeyden haberdar olduğunu çok iyi
ajanlarının olduğunu anlatarak yolculuğu iyice sıkmış.Uçak rotasını
takip ederek giderken İngiltere'nin üstünden geçiyor. İngiliz şöyle
bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyor:
- Arkadaşlar,burası benim memleketim İngiltere. Bizim biramız acayip
meşhurdur, şahane biralar üretiriz, içmelere doyamazsınız. İngiltere
bitiyor, Fransa'nın üstünden geçerken Fransız lafa başlıyor:
- Burası da Fransa. Bizim kızlarımız meşhurdur, öpmelere kıyamazsın.
Derken Almanya'ya geliyor uçak, Alman bi iç çekiyor:
- Hey gidi memleket diyor. Biz bi arabalar üretiriz, binmelere
kıyamazsınız. Sonra Hollanda'nın üzerinden geçerken Hollandalı
bakıyor şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diyor. Ah o güzel evler, bizim evlerimiz
meşhurdur... Uçak geçiyor Rusya'ya sonra (nasıl bi rotaysa artık)
Rus bakıyor aşağıya:
- Bizim KGB miz meşhurdur. Dünyada sinek havalansa haberdardır.
Sonra İran'a dönüyor uçak. İranlı bakıyor şöyle bi göz süzerek:
- Abiler burası da İran bizim de halımız meşhurdur, yumuşacıktır..
Geldik Türkiye'ye... Türk sinirli muhabbetten....mına koyim bakıyor
aşağıya, düşün düşün nerden başlasam ki (o kadar çok meşhur şeyimiz
var ki en orijinalini söylemeliyim diye) Sonra başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar burası Türkiye. Bizim delikanlımız çok meşhurdur...Öyle
ki; alır Fransız'ın kızını, içer İngiliz'in birasını, atar Almanın
arabasına, götürür Hollandalının evine, yatırır İranlının halısında
çatır çatır s.ker. KGB nin de bi s.kimden haberi olmaz.
|
|
HADIM |
|
|
Eski bir devirde İngiliz,
Fransız ve Türk arkadaşlar haremin camından içeriyi gözetlerken
yakalanmışlar. olayı öğrenen Padişah çok sinirlenerek hepsinin
mesleğine göre hadım edilmesine karar vermiş. İngilize mesleğini
sormuşlar;
- Terziyim...
- Kesin makasla,
Fransıza sormuşlar;
- Oduncuyum...
- Kesin baltayla,
Bu sırada Türk gülmekten katılıyormuş. merakla sormuşlar;
- Ya neden gülüyorsun, biraz sonra hadım olacaksın...
- Ben dondurmacıyım, yalaya yalaya nasıl bitireceksiniz onu merak
ediyorum...
|
|
KABAK |
|
|
Bir Ermeni ile Antalya'lı
bir Türk birbirlerine hava atıyorlarmış. Ermeni:
- Biz bir füze yaptık, denemek için attık, füze Türkiye'yi geçti,
Irak'ı geçti, Libya'yı geçti hala daha uçuyor. Ne zaman düşecek
bilmiyoruz. Deyince bizim Antalya'lı anlatmaya başlamış:
- Biz geçen yıl bir kabak ektik, kabak büyüdü Konya'yı geçti,
Kayseri'yi geçti, Erzurum'u geçti, Kars'ı geçti,
Deyince Ermeni daha fazla dayanamamış ve
- Oha o kadar büyük kabak olur mu?
Diye itiraz edince bizimki hemen lafı yapıştırmış
- Ulan hemen o füzeyi düşür yoksa kabağı ananın *mına sokarım.
|
|
YUMURTA |
|
İskoçyalının tavuğu
İngiliz'in bahçesine yumurtlamış. Biri:
- Tavuk benim, yumurta da benimdir, diyor. Diğeri:
- Benim bahçem, yumurta da benimdir.
En sonunda İskoç:
- Bu böyle sürer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım.
Yerde en kısa süre kalan yumurtayı alsın.
İngiliz de kabul ediyor. İskoç'un önce tekme atmasına karar
veriyorlar. İskoç en ağır postallarını giyip geliyor. İyice bir
abanıp İngiliz'in bacaklarının arasına bir tekme atıyor.
İngiliz yarım saat sonra ancak kalkabiliyor. İngiliz tam tekmeyi
atmak için hazırlanıyorken, İskoç yumurtayı uzatıyor:
- Al senin olsun, bir yumurta için değmez.
|
|
TÜNEL İHALESİ |
|
Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yapmak için ihale
açar. İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan ve Türkiye'den
de Temel'in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker
teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz firması:
- Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve
denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1
metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi
rahatlıkla düzeltiriz derler.
Amerikan firması:
- Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz
maksimum 50 cm fark olur, der.
Japon firması ise:
- Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz.
Maksimum fark 20 cm olocak, diye belirtir.
Sıra bizim Temel'e gelir. Temel:
- Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk
buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur der.
|
|
NERDE O İBNE |
|
Bir gün çok zengin bir adam
bir yarışma düzenlemiş ve bir havuza bütün tehlikeli deniz
yaratıklarından koymuş .
Bu yarışmaya da Türkiye'den Temel,bir fransız bir ingiliz gitmiş.Bu
zengin adam demiş ki bu havuzun bir tarafından diğer tarafına yüzene
1.000.000$ vereceyim.
Hiç kimse kabul etmemiş bu sefer adam yat vereceyim, kat
vereceyim,ev vereceyim ,kadın vereceyim falan ama yinede hiç kimse
kabul etmemiş
bunun üzerine adam İbne vereceyim demiş, o anda Temel atlamış havuza
yüzmüş karşı taraftan çıkmış herkez şaşırmış ama Temel çıkar çıkmaz
nerde o ibne diye bağırmış.Bunun üzerine ev sahibi Beyefendi ne
kadar sabırsızsınız deyince Temel cevabı yapıştırmış.
-"Sizin vereceğiniz İbneyi değil beni suya iten İbneyi arıyorum"
|
|
SİGARA |
|
3 astronot uzaya gidecek.
bunlardan biri alman biri İngiliz biri de bizim temel. Bunlar
yıllarca gelmeyecekleri için en önemli ihtiyaçlarını sorarlar. Alman
-"bana sarışın, esmer, kumral hatun" der. İngiliz
-"bana bol bol içki " der. bizim temel
-"baaa bol bol cigara" der. Neyse istekler temin edilip uzaya
fırlatılıyorlar. 3 astronot aradan yıllar geçiyor geri
dönüyorlar.tabi aileler merakla bekliyor. önce alman iniyor dalyan
gibi alman olmuş iğne iplik. Sonra İngiliz iniyor adam zil zurna
sarhoş. Tabi ki sıra temele geliyor. Temel kapıda görünür görünmez
bir fırlıyor ağzında sigarayla:
-"Allah'ını seven baaa ateş versuuun"
|
|
ÇALIŞANI |
|
İnsanların iş ve s.ks hayatına bakış açısı hakkında araştırma
yapıyorlarmış. Bir Türk Bir İngiliz Bir Fransız seçmişler ve otel
odasına bir ütü masası bir yatak birde kadın koymuşlar önce İngilizi
göndermişler odaya İngiliz Önce kadına ütü yaptırmış sonra kadınla
birlikte olmuş açıklamasında
- Bizde önce iş sonra s.ks gelir, demiş.
Fransızı göndermişler Fransız önce kadınla birlikte olmuş sonra ütü
yaptırmış ve açıklamasında:
- Bizde önce s.ks sonra iş gelir, demiş.
Sıra Türk'e gelmiş Türkte kadın ütü yaparken kadını becermiş
açıklamasında da:
- Bizde çalışanı becerirler, demiş.
|
|
BEN GÖRMEDİM |
|
|
Bir gün Fransız,bir alman
ve temel vampir olmuşlar.Gök yüzündenlermiş. bunlar yarış yapmaya
karar vermişler. En kısa zamanda en çok kan emen birinci olacakmış.
Fransız gitmiş. 3 dakika sonra geri dönmüş ağzının kenarında kan
varmış. Temel ile Alman sormuşlar:
-Yaaa ne yaptın?
-Şu kilisedeki kızın kanını emdim.
Sonra alman gitmiş bir dakika sonra dönmüş. Ağzının kenarında kan
varmış.
-Ya sen ne yaptın?
-Şuradaki değirmencinin kızının kanını emdim.
Sıra temele gelmiş. Gitmesiyle gelmesi bir olmuş. Yüzünün her tarafı
kanlıymış. Ne yaptın böyle, kimin kanını emdin? Temel:
-Şuradaki direği görüyor musunuz
-Eveeett.
-Ama ben görmedim. |
|